TKP/ML´nin sehit düsen 3. Genel
Sekreteri olan Kazim Celik, 1974 yilindan sonra yükselen
devrimci dalga ile birlikte sinif mücadelesine daha
yakinlasmis ve icinde aktif olarak yer almistir. Onu taniyan
yoldaslarinin anlatimlarina göre bu süre, ögrencilik
yillarinda, yaz tatili dönemlerinde Dersim´den Istanbul´a
geldigi döneme rastlamaktadir.
Bu yillardan sehit düstügü tarihe kadar O´nun en öne cikan
özelligi istikrarli bir cizgi izlemesi ve partisine olan
bagliliginin bir an bile zaafiyete ugramamasidir. O
devrimciligi bir yasam tarzi olarak kabullenmistir. 1980
AFC´si sirasinda bircoklarinin yüregi Avrupa´da atarken Kazim
Celik´i daglara sürükleyen de bu sonsuz inanc olmustur. Onun
icin kosullarin zorlugu degil, yapacagi isin ne denli basarili
olacagi önemlidir. Islerinin yogunlugundan asla sikayet
etmeyen yapisi ile iki isi bir arada düsünebilir ve partik
öneriler sunabilirdi. Parti`nin sorunlarina kafa yorma, cözüm
bulma ve üretme noktasinda da cok hassastir. Sessiz ve
mütevazi yapisi ile insanlar üzerinde derin izler birakmistir.
Insanlara hele de yoldaslarina kizamayi hic beceremezdi.
Görevleri arasinda asla büyük, kücük ayrimi yapmaz ve herhangi
bir görevi yerine getirdiginde ise bir cocuk gibi sevinir,
mutlu olurdu. Bunun bir örnegide bir cezanlandirma eylemine
katildiktan sonraki sevincini göstermesi sirasinda yasanmistir.
Eylemden sonra görüstügü bir yoldasina nese icinde cezalandirma
eylemine ben de katildim bundan böylede katilacagim der.
Sinif mücadelesine hizmet eden en ufak bir pratik
gerceklestigi zaman O hep sevinc icinde kalmistir.
Kazim Celik, TKP/ML 2. döneminde Alt Konferans sonrasinda
sahte bir kimlikle yakalandi. Ama gözaltinda bir komünistin
takinmasi gereken tavri takinarak kimligini gizledigi gibi
Parti ile ilgili en ufak bir sir vermedi düsmana. Yapilan
iskenceler sonrasinda ondan hicbir sey alamayacagini anlayan
iskenceciler, Onu serbest birakmak zorunda kalmistir. Sonradan
serbest biraktiklari kisinin Kazim Celik oldugunu ögrenince
cilgina dönerler. O sürecte biten Konferans´ta 2. MK´ya
secilir. 1981 yazinda pespese alinan agir kayiplardan sonra
Siyasi Büro´da yer alir ve 1982 baharinda Askeri Komisyon
Sekreterligine getirilir. 1983´deki kayiplardan sonra Parti
Genel Sekreterligi görevini üstlenir.
Kazim Celik 12 Eylül AFC dönemi ve onun terörünün bütün
hiziyla sürdügü o zor sürecte böylesine önemli bir görevi
yürütüyordu. 1983 sonundan itibaren sag cizginin önderlikte
tamamen egemenlik saglamasi ile kadrolarin büyük sehirlerde,
dahasi yurtdisina cekmekle korunabilecegi, bariscil bir evrim
süreci gecirmek gerektigi anlayislarinin egemenlik saglamasina
ragmen Kazim Celik, bu egemen anlayisa göre hereket etmedi.
Kirsal alani ve gerilla faaliyetlerini asla terk etmedi.
Önderligin hele hele en zor sürecte Parti´nin basinda olmasi
ve Parti´ye SIKI SIKIYA sarilmasi gerektiginin bilincindeydi.
Parti önderliginin özellikle o zor kosullarda kirsal alanda
örgütün basinda ve silahli mücadele icinde korunabilecegi,
onun icinde gelistirilebileceginde israr ediyordu. Bu sürecte
örgütün yeniden toparlanmasi, güclenmesi icin elinden geleni
yapiyordu. Bu amacla bulundugu gerilla birliginden baska
alandaki faaliyet ve gerilla birligini denetlemeye gittigi bir
sirada ihbarcilar tarafindan görüdüzenlemesi lüp bilgi
verilmesi sonucu bulundugu gerilla birligi düsman tarafindan
kusatilmisti. Uzun süren catisma sonucunda Kazim Celik, 1987
yilinin 20 Mayis´inda Elazig´in Palu ilcesinde Hidir Aykir,
Cihan Tas, Müslüm Emre ve Ali Kayadogan isimli yoldaslariyla
birlikte sehit düstü.
Susturulmus bir halk gercekligi
Nehirler gerimi akiyordu ne
Yara bere icindeydik dogal olarak
Ama toplandikca kira ve yogunlastikca
Partinin diliyle daha cesur konusandik
( Dört yil boyunca daglara tutunduk
Cogalmadik bu dogru ve azdik
ama siperlerde kaldik
Devrime yeni mevziler kazandiramadiysak da
Kan ve can pahasina
Devrime azmedenlere tecrübeler yarattik
Ölen bizdik sadece o ciplak cografyada
Dövüsen ve direnen bizdik
Ve ölümüne cüretleri gösteren her ileri hamleye
Bas göz üstünde saygi gösterdik )
Ibrahim Kaypakkaya yoldasi anmak, en basta isci sinifinin
bilimi Marksizm Leninizm´i her türden sapmalara karsi savunmak,
gelistirmek, O´nun kurdugu hatta bagli kalmak ve bu hattin
savunucusu TKP/ML´ye sahip cikmak, korumak ve yasatmak, Mark,
Engels, Lenin, Stalin ve Mao Zedung yoldaslarin kizil
güzergahinda yürümek demektir.
Büyük dost, usta ögretmen, altincaga uzanan yolda kavgamizda
her an yanibasimizda bilinc, azim ve yol gösterici olarak
durmaktadir. O, 12 Eylül fasizminin en dorukta oldugu günlerde
karanliklara isik olan, yüregimizi ferrahlatan, toparlanmamizi
saglayan, gücümüzü pekistiren bir inanc ve bilinc degildi
sadece, O bütün ihtisami ile hep yanibasimizda zulümkarlara
korku salan bize yol gösteren direngen, sevgi dolu yüregimiz,
inancimiz ve bilincle bütünlesen beynimiz olacaktir
Kazim Celik