KAZIM CELIK (1956 - 1987)

 

Stalin (1820 - 1895)

TKP/ML´nin sehit düsen 3. Genel Sekreteri olan Kazim Celik, 1974 yilindan sonra yükselen devrimci dalga ile birlikte sinif mücadelesine daha yakinlasmis ve icinde aktif olarak yer almistir. Onu taniyan yoldaslarinin anlatimlarina göre bu süre, ögrencilik yillarinda, yaz tatili dönemlerinde Dersim´den Istanbul´a geldigi döneme rastlamaktadir.


Bu yillardan sehit düstügü tarihe kadar O´nun en öne cikan özelligi istikrarli bir cizgi izlemesi ve partisine olan bagliliginin bir an bile zaafiyete ugramamasidir. O devrimciligi bir yasam tarzi olarak kabullenmistir. 1980 AFC´si sirasinda bircoklarinin yüregi Avrupa´da atarken Kazim Celik´i daglara sürükleyen de bu sonsuz inanc olmustur. Onun icin kosullarin zorlugu degil, yapacagi isin ne denli basarili olacagi önemlidir. Islerinin yogunlugundan asla sikayet etmeyen yapisi ile iki isi bir arada düsünebilir ve partik öneriler sunabilirdi. Parti`nin sorunlarina kafa yorma, cözüm bulma ve üretme noktasinda da cok hassastir. Sessiz ve mütevazi yapisi ile insanlar üzerinde derin izler birakmistir. Insanlara hele de yoldaslarina kizamayi hic beceremezdi. Görevleri arasinda asla büyük, kücük ayrimi yapmaz ve herhangi bir görevi yerine getirdiginde ise bir cocuk gibi sevinir, mutlu olurdu. Bunun bir örnegide bir cezanlandirma eylemine katildiktan sonraki sevincini göstermesi sirasinda yasanmistir. Eylemden sonra görüstügü bir yoldasina nese icinde „cezalandirma eylemine ben de katildim bundan böylede katilacagim“ der. Sinif mücadelesine hizmet eden en ufak bir pratik gerceklestigi zaman O hep sevinc icinde kalmistir.


Kazim Celik, TKP/ML 2. döneminde Alt Konferans sonrasinda sahte bir kimlikle yakalandi. Ama gözaltinda bir komünistin takinmasi gereken tavri takinarak kimligini gizledigi gibi Parti ile ilgili en ufak bir sir vermedi düsmana. Yapilan iskenceler sonrasinda ondan hicbir sey alamayacagini anlayan iskenceciler, Onu serbest birakmak zorunda kalmistir. Sonradan serbest biraktiklari kisinin Kazim Celik oldugunu ögrenince cilgina dönerler. O sürecte biten Konferans´ta 2. MK´ya secilir. 1981 yazinda pespese alinan agir kayiplardan sonra Siyasi Büro´da yer alir ve 1982 baharinda Askeri Komisyon Sekreterligine getirilir. 1983´deki kayiplardan sonra Parti Genel Sekreterligi görevini üstlenir.


Kazim Celik 12 Eylül AFC dönemi ve onun terörünün bütün hiziyla sürdügü o zor sürecte böylesine önemli bir görevi yürütüyordu. 1983 sonundan itibaren sag cizginin önderlikte tamamen egemenlik saglamasi ile kadrolarin büyük sehirlerde, dahasi yurtdisina cekmekle korunabilecegi, bariscil bir evrim süreci gecirmek gerektigi anlayislarinin egemenlik saglamasina ragmen Kazim Celik, bu egemen anlayisa göre hereket etmedi. Kirsal alani ve gerilla faaliyetlerini asla terk etmedi. Önderligin hele hele en zor sürecte Parti´nin basinda olmasi ve Parti´ye SIKI SIKIYA sarilmasi gerektiginin bilincindeydi. Parti önderliginin özellikle o zor kosullarda kirsal alanda örgütün basinda ve silahli mücadele icinde korunabilecegi, onun icinde gelistirilebileceginde israr ediyordu. Bu sürecte örgütün yeniden toparlanmasi, güclenmesi icin elinden geleni yapiyordu. Bu amacla bulundugu gerilla birliginden baska alandaki faaliyet ve gerilla birligini denetlemeye gittigi bir sirada ihbarcilar tarafindan görüdüzenlemesi lüp bilgi verilmesi sonucu bulundugu gerilla birligi düsman tarafindan kusatilmisti. Uzun süren catisma sonucunda Kazim Celik, 1987 yilinin 20 Mayis´inda Elazig´in Palu ilcesinde Hidir Aykir, Cihan Tas, Müslüm Emre ve Ali Kayadogan isimli yoldaslariyla birlikte sehit düstü.
 

…
Susturulmus bir halk gercekligi
Nehirler gerimi akiyordu ne
Yara bere icindeydik dogal olarak
Ama toplandikca kira ve yogunlastikca
Partinin diliyle daha cesur konusandik

( Dört yil boyunca daglara tutunduk
Cogalmadik bu dogru ve azdik
ama siperlerde kaldik
Devrime yeni mevziler kazandiramadiysak da
Kan ve can pahasina
Devrime azmedenlere tecrübeler yarattik
Ölen bizdik sadece o ciplak cografyada
Dövüsen ve direnen bizdik
Ve ölümüne cüretleri gösteren her ileri hamleye
Bas göz üstünde saygi gösterdik )

 


„Ibrahim Kaypakkaya yoldasi anmak, en basta isci sinifinin bilimi Marksizm Leninizm´i her türden sapmalara karsi savunmak, gelistirmek, O´nun kurdugu hatta bagli kalmak ve bu hattin savunucusu TKP/ML´ye sahip cikmak, korumak ve yasatmak, Mark, Engels, Lenin, Stalin ve Mao Zedung yoldaslarin kizil güzergahinda yürümek demektir.“
„Büyük dost, usta ögretmen, altincaga uzanan yolda kavgamizda her an yanibasimizda bilinc, azim ve yol gösterici olarak durmaktadir. O, 12 Eylül fasizminin en dorukta oldugu günlerde karanliklara isik olan, yüregimizi ferrahlatan, toparlanmamizi saglayan, gücümüzü pekistiren bir inanc ve bilinc degildi sadece, O bütün ihtisami ile hep yanibasimizda zulümkarlara korku salan bize yol gösteren direngen, sevgi dolu yüregimiz, inancimiz ve bilincle bütünlesen beynimiz olacaktir“


Kazim Celik