Hayatının İlk Yılları (devrime
bakış)
Rusya’nın
Simbirsk kasabasında,
22 Nisan
1870’te
Ilya Nikolayeviç Ulyanov ve
Maria Alexandrovna’nın üçüncü
çocukları olarak dünyaya geldi. Ailesi Rusya’nın önemli
ailelerindendi. Mutlu bir çocukluk geçirdi. İlk eğitimini
annesi vermiştir. Piyano çalmayı öğrenmiştir. Dokuz yaşında
Simbirsk Gymnasium’una gönderildi. Babası devlet eğitim
kurumunda okullar müfettişi olarak çalışan ,disiplinli ,sert
karakterli bir eğitimcidir ve ona devrimci olması telkini
yapmamıştır. Çocuklarının ikisi, özellikle Alexander ve
kardeşi Vladimir okul hayatları boyunca en yüksek dereceleri
almıştır. Lenin'de devrimci yöneliş Ağabeyi (Saşa)
Alexander’ın
Çar III. Alexander’a karşı
giriştiği başarısız suikasttan sonra oluşmuştur. Ağabeyi
Alexander yüksek ideal sahibi, son derece hassas karakterli,
Lenin'in karakter olarak pek benzememekle birlikte büyük saygı
duyduğu , adeta romanlardan fışkırmış ilginç bir kişiliktir.
Öyle ki polis sorgusu sırasında beraber eyleme giriştiği
arkadaşlarını ele vermez ve bu isimleri saklı tutmakdaki
amacının eylemi sadece kendi şerefine kaydetmek olmadığını
ifade etme gereği duyar. Ağabeyinin idam edildiği
1887 yılı Lenin’in de Kazan
Üniversitesi Hukuk Fakültesine girdiği yıldır.
Alexander Ulyanov’un ve
birkaç arkadaşının yaptığı bu eylem ülkede büyük ses getirmiş
ve üniversitelerde çarlık rejimine karşı sesler yükselmeye
başlamıştır. Kazan üniversitesinde de öğrenciler tarafından
yapılan eylemlerin ele başını arama çalışmaları sırasında
eylemciler arasında Ulyanov soyadının bulunması Lenin’in
tutuklanmasına ve okuldan atılmasına yetmiştir. Okuldan
atılmak Lenin’i kolay pes ettirmedi. Hukuk Fakültesine tekrar
kabul edilmek için uzun yıllar boyunca mücadele etmiştir.
Üniversiteden ayrıldıktan sonra entelektüel yanını geliştirmek
için çalışmıştır. Zaten daha on yedisinde olan Vladimir’in
kafasında tam bir devrimci kimliğin oluştuğu da söylenemez.
Lenin daha sonra
19. yüzyılda yaşamış Rus
aydınların ülkenin geleceğiyle ilgili fikirlerini incelemeye
ve onların eserlerini okumaya başladı. Fakat bu sırada
kesinlikle hiçbir olaya karışmadı. Bu sırada annesi Maria
Ulyanov da oğlunun daha fazla işsiz kalmaması için evlerini ve
bazı menkullerini satarak küçük bir çiftlik satın almıştır.
1890 yılında Lenin Hukuk
fakültesine yeniden kabul edilmiş ve
1891’de okulunu birincilikle
bitirmiştir.
1892’de
St. Petersburg’da avukat
olarak işe başlamıştır.
1893 -1895
yılları arasında devrimci çalışmalar yapmıştır. Nisan
1895’te bir grup devrimci
arkadaşının da desteğiyle
Avrupa’ya gitmiş ve orada
Çalışan Sınıfın Özgürlüğü
Grubuna başkanlık eden
Plekhanov ile görüşmüş ve onu
devrimci fikirlerinden yararlanmıştır. Aynı yıl
Rusya’ya geri dönmüş fakat
tutuklanıp 15 ay hapis cezasına çarptırılmıştır. Devrimci
fikirlerinden vazgeçmeyip hapishanedeki mahkumları örgütlediği
için
1897 yılında
Sibirya’ya
sürgüne gönderilmiştir.
1899 yılında ilk makalesini
“Lenin” takma adıyla yazmıştır. Daha sonra Ulyanov soyadını
kullanmadı ve Vladimir Lenin olarak tanındı. Adını
değiştirmesinin nedeni devletin tepkisini daha fazla üzerine
çekmemek ve kardeşinin idam edilmesinden beri devam eden
Ulyanov soyadına karşı oluşan aşırı şüpheleri artırmamak
olabilir.
1900’den Bolşevik
İktidarına Kadar Rusya
1898 yılında Rusya Sosyal Demokrat İşçi partisi kurulmuştu.
1903 yılında partide yol ayrımına gelindi: Lenin’in
önderliğini yaptığı
Bolşevikler, (
Rykov,
Bogdanov,
Krassin diğer kurmaylardı) ve
Axelrod’un başkanlığını
yaptığı daha ılımlı olan
Menşevikler (diğer önemli
isimler
Martinov ve
Martov idi) olarak ikiye
ayrılmıştır. Ayrıca Lenin
SSCB'nin kurucusu ve ilk
başkanıdır.
RSDİP'nin
1903'te ikinci kongresinde,
demokratik merkeziyetçilik ve
devrimci-demokratik diktatörlük
konularında ortaya çıkan görüş ayrılığı sonrasında, Merkez
komite ve
Iskra yazıkurulunda çoğunluğu
sağlayan Lenin ve yandaşları Bolşevik(çoğunluk), muhalifleri
ise Menşevik(azınlık) adlarıyla anılmaya başladılar. {Martinov,
A. (Picker, Aleksandr Simoiloviç) (1865-1935). Rus
sosyal-demokrasisi içerisinde ekonomizmin önde gelen bir
temsilcisi; menşevik, sonradan Komünist Partiye katılmıştır.}
İki grup da marksist temelleri benimsemiş ve Rusya’da
Marksizmin güçlenmesi için
çalışmalar yapmıştır.
1905 yılında Menşeviklerin
çalışmaları sonucu daha iyi çalışma koşulları isteyen işçiler
ayaklanmışlar ve “Kanlı
Pazar” olarak bilinen günde binlerce işçi
öldürülmüş ve ayaklanma bastırılmıştır. Bu olaydan sonra
Çar II. Nikola Rus Meclisini
(Duma)
açmak zorunda kalmıştır. Lenin, ünlü; "İşçiler ya silahı
ellerine almamalıydı ya bırakmamalıydı." sözünü, bu sürecin
değerlendirmesi olarak söylemiştir.
1917 yılına kadar geçen süre
içinde Rusya’da hiç bir iyileşme olmamış aksine
I. Dünya savaşınında
çıkmasıyla birlikte ekonomik durum iyice bozulmuştu.
1917 devrimlerinin ilki
8 Mart
1917’de
Dünya Kadınlar Gününde işçi
kadınların sokaklara dökülmesiyle başladı. Diğer işçilerin de
katılmasıyla isyan büyüdü. Polis ve askeri kuvvetler de isyanı
bastırmaya yanaşmayınca
Çar II. Nikola tahttan
çekildi (15
Mart
1917). Çar çekildikten sonra
Rusya’yı
liberal ağırlıklı bir yönetim
kadrosu olan
Geçici Hükümet yönetmeye
başladı. Hükümetin ana kadrosunda
Menşevikler ve
Sosyalist Devrimciler
bulunuyordu. Bu sırada
Bolşevikler devrimle çok
fazla ilgilenmiyor görünüyor ve olanları uzaktan izliyordu.
1900 yılında sürgüne gidip,
17 yılını
Batı Avrupa’da geçiren Lenin
16 Mart
1917’de Rusya’ya geri döndü.
Lenin’in dönmesiyle Bolşevikler yönetimi ele geçirmek için
faaliyetlere başladılar. Geçici hükümetin beklenilen kadar
başarılı olamayışı, toprak reformlarının yapılamayışı halkın
hükümete olan güvenini kırdı ve Bolşevikler desteklenmeye
başladı.
6 Kasım
1917’de Bolşevikler iktidarı
ellerine aldılar.
Parti iktidarı korumak için
ÇEKA ve
Kızıl Ordu
kurduruldu. Bolşeviklerin faaliyetlerine karşı oluşan
tepkiler Menşevikler tarafından da desteklenince
Rusya’da iç savaş çıkmasına
sebep oldu. Savaş müttefikler tarafından da yakından izlendi.
Hatta
Avusturya,
Almanya ve
Japonya Menşevikleri
desteklediler. Ancak
1922’de sona eren savaşı
Bolşeviklerin kazanmasını ve Lenin’in düşlediği gibi Bolşevik
diktatörlüğünün ülkeyi yönetmesine engel olamadılar.
Leninizme Kisa Bakis
acisi
Leninizm,
Marksizm üzerine kurulmuş
politik ve
ekonomik bir teoridir.
Marksizm`in
bir kolu ve aşaması olarak ele alınır,
Bolşevik
lider
Vladimir Lenin tarafından
geliştirildiği kabul edilir. Yaklaşıma göre Lenin, Marx'ın
temel eserini üç temel noktada, yani felsefe,
ekonomi ve siyasal alanlarda geliştirmiş, onu yeni
koşullara uygun bir öğreti olarak ve temel ilkelerinden
sapmaksızın yeniden üretmiştir.
Kısacası Leninizm, Marksizmin çağın gereklerine göre hem
kuramsal hem politik hem de ekonomik alanda, temel ilkelere
bağlı kalarak yeniden uyarlanması olarak anlaşılır. Leninizm
kavramı, yeni olgular ve yeni bilimsel gelişmeler
doğrultusunda Marksizmnin yeniden gelistirilmesi gereği
üzerinden değerlendirilir ve Marksizmin devrimci ve bilimsel
özüne uygun olarak geliştirilmesi olarak anlaşılır.
"Leninizm" terimi Lenin hayattayken çok kullanılan bir
terim değildir, ançak sağlık sorunları sebebiyle ölümünden bir
süre önce, Sovyet hükümetinde aktif rolünü sonlandırdıktan
sonra sıklıkla kullanılmaya ve yaygınlaştırilmaya başlandı.
Asıl olaraksa 5.
Komünist Enternasyonal`de
(Komintern)
Grigory Zinoviev "Leninizm"
terimi kullandı ve popüler etti. Bu tarihten itibaren,
Leninizm formülasyonu, Marksizm içinde, onun yeni bir aşaması
olarak formüle edildi ve kuramsallaştırıldı.
Lenin`in görüşleri
Lenin
kapitalizmin ancak devrimci
yollarla (kapitalizmi düzeltmeye yahut değiştirmeye
çabalamanın başarısız olacağı) yıkılabileceğini düşünüyordu.
Lenin`e göre devrimi
işçi diktatörlüğü
süreci takip etmeliydi.
Leninizm`in diğer temel bir düşüncesi de
emperyalizmi
kapitalizmin en yüksek
basamağı olarak görmesidir. Lenin, kapitalizmin küresel bir
sistem olurken uyguladığı hileyi (Marx bu fenomeni öngörmüştür)
Marx`ın çalışmalarını geliştirerek ve güncelleyerek anlatır.
Lenin`e göre gelişmiş kapitalist ülkelerde
proleter devrim
gerçekleşemez çünkü bu ülkeler işçilerine nispeten
yüksek yaşam standartı ve çeşitli fırsatlar sağlar ve
işçilerin devrimci bir bilince ulaşması mümkün olmaz
(bkz:
İşçi aristokrasisi).
Bu yüzden ancak daha az gelişmiş ülkelerde işçi devrimi mümkün
olabilir.
Fakat eğer devrim ancak fakir, gelişmemiş bir ülkede
başlayabilirse burada bir sorun ortaya çıkmaktadır.
Marx`a göre gelişmemiş
ülkeler
sosyalizmi inşa edemez, çünkü
kapitalizm henüz buralarda bütün gücünü kullanmamış,
sömürüsünü gerçekleştirmemiştir, işte bu yüzden dış güçler
devrimi başarısızlığa uğratmak için elinden geleni yapacaktır.
Buna Leninizm iki çözüm yolu önerir:
İlk önerisi çok sayıda gelişmemiş ülkenin kısa bir sürede
birleşerek büyük federal bir yapı kuraracağı, bu sayede
kapitalizme karşı direneceği ve sosyalizmi kurmayı
başaracağıdır.
Sovyetler Birliği`nin
kurulmasının temel fikri budur.
Diğer önerisi de gelişmemiş ülkelerde başlayan devrimin
veya devrim ateşinin gelişmiş kapitalist ülkelerdeki devrim
kıvılcımını tetikleyebileceğidir (örnek olarak Lenin Rus
Devriminin bir Alman Devrimini ateşleyebileceğini ummuştu).
Gelişmiş ülke böylece sosyalizmi kuracak ve gelişmemiş
ülkelerin de aynı şeyi yapmasına yardım edecektir.
Lenin’in Yönetim
Felsefesi (Leninizm)
Lenin, siyasi bir lider olduğu kadar bir siyaset
filozofuydu. Rusya’nın içinde bulunduğu durum ve öne sürülen
çözümlerin işe yaramayışı Lenin’i daha
radikal eğilimlere yöneltmiş
ve acı içinde kıvranan halkın ancak
komünist bir yönetimle
kurtulabileceğine inandırmıştır. Lenin’e göre uğruna yaşanacak
tek şey gelecek nesildir. Ona göre
Komünizm
gelecek nesli bugünün adaletsizliklerinden ve
eşitsizliklerin kurtarabilecek tek formüldür. Ama bunun doğru
olmadığını insanoğlu zaman geçtikçe anlamıştır.Bu ideoloji
birçok ülkeye ve insanlığa zarar vermiştir.Özellikle Lenin'in
yolunda giden Stalin'in yaptığı acımasız soykırımlar bunun en
büyük kanıtıdır.
Klasik Marksizm’e göre komünizm tarihteki gelişmelerle
ortaya çıkan bir sürecin doğal ürünüdür. Marx’a göre tarihsel
gelişme özel mülkiyetin gelişmesiyle ve iş bölümünün
belirginleşmesiyle doğrudan bağlantılıdır. Buna göre Marx
tarihi beş ana mülkiyet aşamasına ayırır. Bunlar: kabilesel
mülkiyet, antik toplumsal mülkiyet, feodal mülkiyet,
kapitalist mülkiyet ve komünizmdir. Komünizm devresinin
başlaması için kapitalist düzenle ezilen bir
proletarya(mülksüz işçiler)
sınıfının olması ve onların kapitalist düzeni devirmeleri
gerekmektedir.
Rusya’da durum Marx ’ın ön gördüğünden tamamen farklıydı.
Ezilen halkın büyük çoğunluğu köylülerdi işçi sınıfı yok
denecek kadar azdı. Devrimi yapanlar da
entelektüel olarak yetişmiş
eğitimli insanlardı. Böyle bir ortamda Leninizm komünist
devrimin eğitimli seçkin bir kesim tarafından yönetilen ele
başı bir parti (Vanguard
Party) tarafından
yapılıp yönetilebileceğini öngörür; çünkü bu düşünceye göre
proletarya kapitalist sınıf tarafından ezildiğinin farkında
değildir ve bu farkındalığı sağlamak partinin görevidir.
Lenin’e göre parti demokratik merkeziyetçiliğe uygun olarak
yapılanmalıdır. Demokrasiye göre parti içindeki
hiyerarşiye göre bütün
birimler özgürce tartışabilmeli, kendilerinden yüksek
birimlere önerilerde bulunabilmelidir. Merkeziyetçiliğe göre
ise parti tam bir disiplin içinde çalışmalı ve alt seviyedeki
birimler üst seviyedekilerin kararlarına uymalıdır. Kısaca
“tartışma özgürlüğü hareket bütünlüğü” sağlanacaktır.
Lenin devrimin sadece tek bir ulus için değil bütün dünya
için planlamıştı. Bu amacını gerçekleştirmek için
1919 yılında
Komünist Enternasyonal (Communist
International - Commintern)’ı kurdu. Lenin
Avrupa’nın bir yıl içinde
tamamen komünist düzene geçebileceğini düşünüyordu. Düşündüğü
gibi olmadı,
Komintern ajanlarının bütün
çalışmalarına rağmen komünist hareketler sadece
Almanya ve
Macaristan’da sınırlı bir
yayılma alanı bulabildiler.
Zaman dizini
1870 -1895
-
22 Nisan
1870 - Vladimir İlyiç
Ulyanov Simbirsk'te doğdu.
- Mayıs
1887 - Vladimir'in ağabeyi
Alexander, Çar'a suikast düzenlemek suçundan idam edildi.
Alexander'in idam edilmesinin, Lenin'in devrimci mücadeleye
katılmasında önemli etkisi olacaktır.
- Eylül
1887 - Vladimir İlyiç Kazan
Üniversitesine yazıldı. Aralık ayında öğrenci protestolarına
katıldığı için tutuklandı ve serbest bırakıldı.
-
1888-1889
- Vladimir İlyiç,
Rus Devrimi'nin erken
kuşaklarının edebiyatı alanında eğitim gördü. Hukuk eğitimi
almaya başladı.
Kazan ve
Samara'da ikamet etti.
-
1892
-
Hukuk alanında çalışmaya
hak kazandı.
-
1893 - Bir Marksist çalışma
gurubunda aktif çalışmaya başladı. Eylül ayında
St. Petersburg'a taşındı.
-
1895
- Avrupalı ve sürgündeki Rus devrimcilerle tanışmak
için Avrupa gezisine çıktı. Lenin bu dönemde
Rus Marksizmi'nin kurucusu
Plehanov'un öğrencisi oldu.
-
1895
-
Rabochye Delo isimli
yasa dışı bir gazete
çıkarmayı planlarken,
7 Aralık'ta St.
Petersburg'da tutuklandı.
- Aralık
1895
- Vladimir İlyiç'in üyesi olduğu,
"İşçi
Sınıfının Kurtuluşu İçin Mücadele Birliği"
St. Petersburg'da kuruldu.
1896 -1903
1903 -1910
1910 -1917
1917 - 1918
- Mart
1917
-
Çar İkinci Nikolas devrildi.
Rusya'da
Geçici Hükümet oluşturuldu.
-
3 Nisan
1917
- Lenin
Petrograd’da: Lenin ve
arkadaşları,
İsviçre'den yola çıkıp,
Almanya'yı "mühürlü
tren" ile geçerek
Petersburg'a vardılar.
- «Mühürlü tren» diye de anılan tren,
16 Nisan
1917
günü,
Petrograd’daki
Finlandiya Garına girdi.
Tren henüz Rusya topraklarına varmadan, bazı bolşevik
yöneticiler gelenleri
Finlandiya’da karşılayıp
onlara katılmışlardı.
Kamenev de onlardan biriydi.
-
I. Petro tarafından kurulan
St. Petersburg kentinin adı
1914 yılında "burg" eki
Almanlığı anımsattığı gerekçesiyle Ruslaştırılarak "Petrograd"
olarak değiştirilmiştir.
Ekim Devrimi sonrası kentin
adı
1924 yılında "Leningrad"
olarak tekrar değiştirilmiştir.
SSCB'nin çözülmesi sonrası
Rusya Federasyonunda
Rus milliyetçiliğinin yavaş
yavaş Bolşevik mirasın yerini tamamen almasıyla kentin adı
1991 yılında tekrar
değiştirilerek tarihi adı olan "St.
Petersburg" adına dönülmüştür.
- Nisan
1917 - Lenin "Nisan
Tezleri"ni yayımladı. Lenin Geçici Hükümet'in
devrilmesini ve Bolşevik taktiklerin gözden geçirilmesini
öneriyordu.
- Mayıs
1917 - RSDİP (Bolşevik)'in
Yedinci Kongresi Petrograd'da toplandı. Lenin Nisan
Tezleri'ni partiye kabul ettirdi.
- Temmuz
1917 -
İşçi ve Asker Sovyetleri'nin
ilk
Tüm Rusya Kongresi. Nisan
ayının ardından işçi sınıfı içerisinde hızla örgütlenen
Bolşevikler, bu kongrede Sovyetler içerisinde çoğunluğu ele
geçirdiler.
- Temmuz
1917 - "Temmuz Günleri"
olarak anılan ayaklanma. Sürece temkinli yaklaşan ve silahlı
bir ayaklanma için erken olduğunu düşünen Bolşevikler, erken
bir ayaklanma fikrine karşı çıktılar. Büyük ölçüde
kendiliğinden gelişen bu ilk ayaklanma girişimi, başladıktan
sonra Bolşevikler tarafından desteklenmiş de olsa
başarısızlığa uğradı.
- Temmuz
1917
- Lenin yeraltına geçmek zorunda kaldı ve
Finlandiya'ya kaçtı.
- Eylül
1917 - Lenin yeni bir
ayaklanma önerdi. Bu öneri parti içerisinde tartışmalara
neden oldu.
- Ekim
1917 - Lenin gizlice
Petrograd'a dönmeyi başardı.
- Ekim
1917 - Lenin partideki
güçlü muhalefete rağmen, acil bir ayaklanmada ısrar etti ve
bu ısrarını partiye kabul ettirdi.
- Ekim
1917 - Başarılı bir
silahlı ayaklanmanın
ardından Lenin'in başkanı olduğu
Sovyet hükümeti kuruldu.
1918 - 1924
-
9 Mart
-
1923 - Lenin üçüncü krizini
geçirdi. Konuşma kabiliyetini yitirdi.
-
12 Mayıs
-
1923 - Lenin Gorki'deki bir
senatoryuma kaldırıldı.
-
21 Ocak -
1924 - Lenin dördüncü
krizinin ardından vefat etti.