SÜLEYMAN CIHAN (1949 - 1981)

 

Stalin (1820 - 1895)

                                                                                                                                                                          
1949 yilinda Dersim´in Ovacik ilcesinde Hülükusagi köyünde orta halli bir köylü cocugu olarak dünyaya gelen Süleyman Cihan, ilk ve orta okulu Ovacik´ta okudu. Lise ögrenimini ise Elazig`da tamamladi. Daha genc yaslarda TKP/ML ile iliskiye gecti. Ancak Partinin 1973 yilinda aldigi yenilgi nedeniyle iliskisi uzun sürmedi. Süleyman Cihan, bir taraftan okurken, diger taraftan genc nesillere ögretmenlik yapiyordu. Öretmen olduktan sonra da aktif siyasal mücadelesi sürdü. 1974 yilinda Istanbul`da Tunceli Kültür ve Dayanisma Dernegini kurarak bizzat baskanligini yapti. Ayni yil Bati Anadolu Bölge Komitesinde görev aldi. TKP/ML`nin yenilgisinden sonra basa cöreklenen sagci oportünistlerin partiyi tasfiye girisimlerine karsi mücadele bayragini acan komünislerin en önlerindeydi. Onun kararli, sabirli ve yilmaz mücadelesi sonucu Parti cizgisini, örgütsel, siyasi ve ideolojik olarak tasfiye etmeye calisan GKK hizibi Partiden atildi. O, görevlerin en büyügünü bundan sonra da omuzlamakta tereddüt etmedi. Tüm ülke capinda bir iliski agi kurdu. Nitekim Konferans Örgütleme Komitesi Onun yogun faaliyetleri sonucunda da 1. Konferans yapildi. Konferans´ta Merkez Komitesi Siyasi Büro üyeligine ve Örgütlenme Komitesine getirildi. Ve bir dönem de Halk Ordusunun Genel Konseyi`nde örgütlenme görevini üstlendi.

 
Zulmün, baskinin, iskencenin kol gezdigi dönemlerde aranir duruma düstü. Süleyman Cihan, `77 ve `80 dönemi arasinda uluslararasi alanda ortaya cikan „üc dünya teorisi“ akabinde AEP modern revizyonizmine karsi Mao´yu ve Cin devrimini savunarak revizyonist cephenin saldirilarinin bosa cikartilmasinda aktif rol aldi. Uluslararasi alandaki AEP revizyonizminin etkisi Partiye de yansidi ve kimi yönetici kadrolar bu sag rüzgarin etkisi altina girdi. Bunun üzerine Kongre hazirligi Konferans hazirligina dönüstürüldü. O dönemlerde MK´nin „silahli mücadeleye hazirlik“ tespiti hala sürüyordu. Silahli mücadeleye hazirlik yönlü bazi cabalar ve AEP´ten belli etkilenme yönlü tespitler, 1. MK´nin 7. toplantisinda ele alinarak saga sapilmasina karsi mücadele edilmesinde ve 8. toplantida geri adim attirilmasinda Süleyman Cihan´in agirlikli ve ciddi katkisi vardir.


Yapilan bir sonraki toplantida da gerilla savasi icin somut adimlar atilmasinda belirleyici rol oynadi. 12 Eylül`le birlikte mücadeleyi birakma, yilginlik, karamsarlik, örgütleri feshetme, yyurtdisina kacma, mültecilesme vb. ihanetin kol gezdigi, ricat „taktik“lerinin alindigi bir sürecte TKP/ML, Cunta kosullarinda 2. Konferansini Subat 1981´de yaparak sebatla silahli mücadeleyi yürütme kararini alip sinif mücadelesindeki kararliligini dosta da düsmana da gösteriyordu. Bu Konferans´ta Süleyman Cihan, MK üyeligine ve MK tarafindan da Genel Sekreterlige secildi.

 
Cunta kosullari tüm hiziyla sürerken O, faaliyetlerini bir an olsun aksatmadi. Süleyman Cihan, 28 Temmuz 1981 yilinda Istanbul´da düsmanin eline gecti. Ancak fasizmin böylesi yilmaz bir komünisti ele gecirmekten duydugu cilginca sevinc, Süleyman Cihan´in Ibrahim Kaypakkaya´dan devraldigi karali, yigit direnisiyle „ hayal kirikligina „ döndü. Kimligini dahil kabul ettiremeyen düsman careyi onu katletmekte buldu. Aylar süren iskenceli sorgularin ardindan 15 Eylül 1981 yilinda katledildi.


Süleyman Cihan, Ibrahim Kaypakkaya´dan sonra iskencede katledilen, Proletarya Partisi´nin Ikinci Genel Sekreteriydi…

Umutsuzluklar aninda oldugu gibi
Atilim zamanlarida da
umulmadiklar vardir
tarih dedigimiz
zaman ve mekan kucaginda,
Bu da
üzen ve sevindiren yönleriyle
Kacinilmasi olmayan, istek disi
Bir kuraldir
Yani dünya kadar kin büyüten
Partiyi gerceklerle egiten
Bir sürecti dolu - dizgin gecilen

Bir kez daha ögretmenimizi
yitiriyorduk
en nadide canimiz; Cihan`imiz
O sicak yüregimiz
Beynimiz, bilincimiz
Celikten irademiz
Tutsakti…
Hey can yoldaslar hey
Düsmani kücümsemenin bedeline
Yasamimiz düsüyordu;
Yeniden ruhumuz üsüyordu
Koltuk altlarinda bin soguk ter
damlacigi
Ruhumuz üsüyordu
Zindanlara ve yoksul evlere,
Ve zirvelerde yol gözleyenlere
O kahredici haber üsüyordu
Cihani`miz, canimiz;
Ögretmen Önderimiz
Ilkinki kadar ikirciksiz
Ilkinki kadar tereddütsüz
Yasamini sancak sancak örerek
Dilini duvarlara gömerek
Ser verip sir vermeyerek
Ölümsüzlerin katina ucusuyordu