IP adressiniz
is 38.107.191.88
Lütfen Kayit olmak icin tiklayin.
Tesekürler

Üye Girisi

Nickname
Şifre 

  Kimler Üye:
  » Son Üye: delipoyraz79
  » Toplam: 5576
  Kimler Bagli:
  » Ziyaretçi: 9
  » Üye: 1
Kimler Bagli:
01 : delipoyraz79

Kaypakkaya TV`yi izlemek
Yeni Sayfa 1
solbasin
Yeni Sayfa 1

Karl Marks
Yeni Sayfa 3

SORGU

«Getirildiği görülen sanık İbrahim KAYPAKKAYA huzura alındı, hüviyet tespitinden sonra suç konusu olay ve örgütsel ilişkiler hatırlatılarak sanıktan SORULDU: Sanık cevaben: Ben yoksul bir ailenin çocuğu olarak, 6 yıllık Hasanoğlan İlköğretmen Okulu'nda yatılı okudum. Hasanoğlan'daki başarılı öğrenciliğim nedeniyle Yüksek Öğretmen Okulu'na gönderildim. Bir yıl hazırlık sınıfında okuduktan sonra İstanbul Çapa Yüksek Öğretmen Okulu'na ve aynı zamanda İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi'ne girmiş oldum. Bundan sonra devrimci gençliğin demokratik ve devrimci eylemlerine katıldım ve devrimci düşüncemi geliştirdim. 1967 yılında 9 arkadaşla birlikte Çapa Fikir Kulübünü kurduk. O dönemde FKF (Fikir Kulüpleri Federasyonu)'nun ve TİP'in bir üyesi olarak, onların düzenlediği bütün toplantı, forum, miting ve gösterilere katıldım. 1968 yılında okulun gerici yönetimi tarafından önce muvakkat ve daha sonra da kati olarak uzaklaştırıldım. Buna karşın Danıştay'dan yürütmenin durdurulması kararı almama rağmen okulun faşist idarecileri bu karara uymadı. Benim düşünce yapım, katılmış olduğum eylemler ve gençlik örgütündeki çalışmalarım, okuldan uzaklaştırılmamın başlıca nedenleri olarak gösterildi. Hatırladığım kadarıyla o zamanlar katıldığım, NATO'ya Hayır ve Amerikan 6. Filosunu protesto eylemleri, Halk Aşıkları Gecesi düzenlemeye çalışmam, bazı bildirilerin dağıtılması ve işçi yürüyüşlerine katılmam öğrencilik sıfatıma zarar getiren hareketler olarak telakki edilmişti. Oysa bunlar, yurdunu ve halkını seven herkesin, kendi inancı ve bilinci doğrultusunda sürdürmesi gereken ve kişisel sorumluluğu olan çalışmalardır.

Gelişen zaman içerisinde FKF gençlik örgütünde bazı görüş ayrılıkları belirmişti. Bu bir bakıma, ilerleyen bilincin ve edinilen tecrübelerin doğal sonucuydu. FKF içindeki beliren başlıca iki görüş: Birincisi, FKF yönetiminin öteden beri TİP'in parlemantocu ve reformcu görüşü, İkincisi, milli demokratik devrimi savunan aşamalı devrim tezi. Bu düşünceyi ilk zamanlar Türk Solu ve Aydınlık Sosyalist Dergi, daha sonraları PDA ve İşçi-Köylü de savunmaya çalıştı. Türk Solu ve Aydınlık Sosyalist Dergi bazı olumsuz yanlarına rağmen, devrimci kadroların bilincinin ilerlemesine ve devrimci düşüncenin kavranmasına yardımcı oldu. Çünkü TİP ve yönetici kadrosu, devrimci kadrolar, işçiler ve köylüler arasında devrimci düşüncenin, Marksizm-Leninizmin yayılmasını engelliyorlardı. Ben, TİP'in yöneticilerini, kendilerine sosyalist adını veren reformcu orta burjuva aydınları olarak görüyorum. TİP'in çizgisi de, orta burjuvazinin radikal kesiminin tutarlı reformist çizgisiydi.

Ben bu ayrılıkta MDD (Milli Demokratik Devrim)'i savunan grup içerisinde yer aldım. Türk Solu ve Aydınlık Sosyalist Dergi çevresi, tam ve —kelimenin gerçek anlamında— devrimci mahiyette olmamakla birlikte, TİP'ne göre, işçilerin, köylülerin, gençliğin ve diğer halk kitlelerinin demokratik ve devrimci anlamdaki eylemlerine biraz daha fazla ilgi göstermeye çalıştı.

Daha sonra 1969 yılında FKF'nun DEV-GENÇ'e dönüştüğü kurultayda, DEV-GENÇ ve Aydınlık Sosyalist Dergi içinde de ayrılık oldu. Ben bu ayrılıkta Proleter Devrimci Aydınlık ve İşçi-Köylü dergi gazetesi çevresindeki arkadaşların grubunda yer aldım. Bu dergi ve gazetenin çıkışına, dağıtımına yardımcı olmaya, savunduğumuz görüşleri işçiler, köylüler ve gençlik içerisinde yaymaya çalıştım. Yine bu arada Trakya'daki topraksız köylülerin ellerinden toprağı jandarma gücüyle gaspetmiş büyük çiftlik sahiplerinin topraklarını işgal etmesi eylemlerine, İstanbul'da Demir Döküm, Sungurlar, Horoz Çivi, Pertriks, Ege Sanayi, EAS Akü, Gıslaved, Gamak, Singer ve Derby fabrikalarındaki işçilerin haklı grev ve direnişlerine yardımcı olmak için elimden geleni yaptım. 15-16 Haziran büyük işçi yürüyüşüne katıldım ve fırsat buldukça da faşistlerin üniversitelere yaptığı saldırılara karşı savunma mücadelesi veren devrimci gençliğin bu mücadelesine ve diğer demokratik eylemlerine katkıda bulunmaya çalıştım. Ben buraya kadar anlattığım şeyleri söylemekte bir sakınca görmüyorum. Bütün bunlar, o dönemdeki legal ve kanunen de suç olmayan faaliyetlerdi. Ben de, bir devrimci olarak bu faaliyetler içerisinde yukarıda anlattığım çerçeve içerisinde yer aldım. Bu çalışmalarımı, Marksizm-Leninizme inanan bir komünist devrimcinin halkın kurtuluşu için yapması gerekli çalışmalar olduğu kadar, devrimci gençliğin örgütü DEV-GENÇ'in üyesi olan bir devrimci gencin halka ve gençliğe karşı sorumluluğunun gereği olarak da sürdürdüm. Ancak şahsımı ilgilendiren konular ve hakkımdaki isnatları taşan hususlardan gayri, gençlik örgütü ve çalıştığım devrimci gruplar içinde başkalarını etkileyebilecek bir beyanda bulunamam. Anlatmış olduğum şeyler, gençlik ve içinde bulunduğum devrimci gruplar saflarında kendi çalışma ve düşüncelerimle ilgili bulunmaktadır. Başkaları hakkında beyanda bulunmayı, kişisel sorumluluk sahamı aşan bir hareket sayarım. Sıkıyönetim ilanına kadarki faaliyetlerim bunlardır.

Sıkıyönetim ilanından hemen sonra ve özellikle İsrail Başkonsolosu Efraim ELROM'un öldürülmesi olayının arkasından şiddetlenen faşist baskılar ve bir yığın tutuklamalar sonunda birçok genç ve aydın tutuklandı. Hatta DEV-GENÇ içerisinde kayda değer bir faaliyeti olmayanların dahi yakalanıp tutuklanmaları karşısında, benim de aranıp yakalanacağımı tahmin ederek uzun bir süre gizlendim. Gizlendiğim yer ve bu devredeki ilişkilerim konusunda herhangi bir şey söylemeyi gereksiz buluyorum. Kaçak bulunduğum dönemde ve tahminen 1972 Nisan ayı sonuna kadar elime ŞAFAK adlı dergi ve ŞAFAK yayınları geçmekte idi. Bu yayınları bana kimin nasıl getirdiği konusunu önemli görmüyorum ve bu konuda bir şey söylemeyi de gereksiz buluyorum. ŞAFAK dergisinde ve yayınlarında demokratik halk devrimi açısından katılmadığım bazı görüşler yer almakla birlikte, bir devrimci çalışmanın varlığından ve sürdürülüyor olmasından memnuniyet duydum. Daha sonra bu yayın organını çıkaran örgütle herhangi bir ilişki kurmaksızın, bulunduğum yerde kendi olanaklarımla ve kendi düşüncem doğrultusunda propaganda ve bilinçlendirme çalışmaları yaptım. ŞAFAK yayın organının, Türkiye İhtilalci İşçi Köylü Partisi (TİİKP) adlı bir örgüte ait olduğunu ve böyle bir örgütün varlığını bilmiyordum. Bunları daha sonraları, bu örgütle ilgili yakalama haberleri dolayısıyla radyo ve gazetelerden öğrendim. Ben, bu illegal örgütün yöneticisi olduğunu söylediğiniz Doğu PERİNÇEK ile sorgularınızda iddia ettiğiniz gibi bir ilişkide bulunmadım. Ve bana Doğu PERİNÇEK tarafından örgütsel veya başka bir görev verilmedi. Esasen Doğu PERİNÇEK'i de tanımam, sadece sıkıyönetimden önce adını duymuştum. Kendisini PDA'ya yazı yazan bir devrimci olarak biliyordum. Sizin deyiminizle, ŞAFAK örgütünün illegal organizasyonuna katılmadım. Bu devredeki çalışmalarımla ilgili herhangi bir şey söylemeyeceğim. Çalıştığımı söylememin şahsi sorumluluğum açısından yeterli olduğu görüşündeyim. Ben sormuş olduğunuz şekilde Malatya ve Tunceli bölgelerinde faaliyet göstermedim. Çalışma alanım buralar değildi ve neresi olduğunu söylemeyi de gereksiz buluyorum; neresi olmadığını belirtmeyi yeterli görüyorum. Benim, bahsettiğiniz TİİKP adlı örgütle hiç bir bağlantısı olmayan kişisel nitelikteki faaliyetlerim, Türkiye Komünist Partisi (Marksist-Leninist) ve Türkiye İşçi Köylü Kurtuluş Ordusu saflarına katılmama kadar sürmüştür. Sonradan katıldığım bu örgütlere ne zaman katıldığımı hatırlamıyorum. Ve beni bu örgütlere kimin aldığını söylemeyi de gereksiz buluyorum. TKP/ML ve ona bağlı TİKKO örgütlerinin kimler tarafından kurulduğunu ve yönetildiğini bilmiyorum. Yalnız bu örgütlerin saflarına katıldığımı ve onların illegal üyesi ve taraflısı olduğumu saklamıyorum ve bu örgütlerin üyesi olmaktan büyük bir kıvanç duyuyorum. Bu örgüt içerisindeki çalışma yöntemim ve örgütün kuruluşuna esas olan düşünceler, bahsetmiş olduğunuz yazılarda geniş ölçüde yer almaktadır. Mensup olduğum bu örgütlerin «ŞAFAK REVİZYONİZMİ TEZLERİNİN ELEŞTİRİSİ», «TÜRKİYE'DE MİLLİ MESELE», «TÜRKİYE'DE KEMALİST HAREKET, KEMALİST İKTİDAR DÖNEMİ, İKİNCİ DÜNYA SAVAŞI YILLARI ve 27 MAYIS HAREKETİ», «BAŞKAN MAO'NUN KIZIL SİYASİ İKTİDAR ÖĞRETİSİNİ DOĞRU KAVRAYALIM» başlıklarını taşıyan ayrı ayrı, uzun ve örgütün görüşlerini yansıtan tezleri ve düşünceleri kabul ediyorum. Bu başlıklar altındaki yazılara benim de görüşlerim diye imzamı atmaya hazırım, fakat bu yazıların esas olarak kimin veya kimler tarafından kaleme alınmış olduğunu bilmiyorum. Ben bu görüşler doğrultusunda devrimci mücadele vermek üzere 1973 Ocak ayı başlarında, faşist güçler tarafından şehit edilen yiğit arkadaşım Ali Haydar YILDIZ ile Tunceli'ye gelmiştim. Köylüleri devrim için, halk ihtilali için örgütlemek amacıyla köylere gitmiştik. Buradaki çalışmalarımız 24 Ocak 1973 günü, kalmış olduğumuz Vartinik mezrasındaki kömün basılmasına kadar sürdü. Bunlar dışında başka bir açıklamaya gerek görmüyorum.

Esasen biz komünist devrimciler, prensip olarak siyasi kanaatlerimizi ve görüşlerimizi hiç bir yerde gizlemeyiz. Ancak örgütsel faaliyetlerimizi, örgüt içinde bizimle birlikte çalışan arkadaşlarımızı ve örgüt içerisinde olmayıp da bize yardımcı olan şahıs ve grupları açıklamayız. Kişisel sorumluluğum açısından gerekeni zaten söylemiş bulunuyorum. Ben buraya kadar anlattıklarımı samimiyetle inandığım Marksist-Leninist düşünce uğruna yaptım. Ve sonuçtan asla pişman değilim. Ben bu uğurda her türlü neticeyi göze alarak ve can bedeli bir mücadeleyi öngörerek çalıştım ve neticede yakalandım. Asla pişman değilim. Bir gün sizin elinizden kurtulursam gene aynı şekilde çalışacağım» dedi. Başka bir diyeceği olmadığını söyledi ve birlikte tutulan işbu ifade zaptı, okunup imzalandı (21 Nisan 1973, TKP/ML, TİKKO, TMLGB Davası, Klasör No 3, Dosya No 1, Sıra No 4).

«İbrahim KAYPAKKAYA'ya, iddia edilen suç konusu olay anlatıldı ve huzurdaki şahıs gösterilerek soruldu. Sanık, 'ben burada gösterdiğiniz şahsı ve Hacı ÖZDOĞAN'ı tanımıyorum. Sizlerin iddia ettiği gibi bu şahısdan nüfus cüzdanı filan almış da değilim. Üzerimden çıkan ve burada gösterilen şahsa ait olduğunu söylediğiniz hüviyet cüzdanını Malatya'da buldum. Sıkıyönetimce arandığım için, hüviyetimi gizlemek amacıyla, bulduğum bu nüfus cüzdanına kendi fotoğrafımı yapıştırdım. Ben proletaryanın ideolojisini benimsemiş, halkın kurtuluşunu savunan bir komünistim. Bir sınıf mücadelesi olan size karşı yürüttüğüm mücadelede böyle şeyleri doğal karşılıyorum. Karşımda bulunan ve üzerimde bulunan hüviyet cüzdanının kendisine ait olduğunu söylediğiniz şahsı tanımıyorum; onun beni tanıyorum demesi, ya sizin işkence ve baskılarla zorlamanızdan, ya da yine aynı sebeple korkması dolayısıyla yalan söylemesinden ileri geliyor; bunun sebebini ben bilmem' dedi.

Sanık İbrahim KAYPAKKAYA'ya huzurdaki diğer üç kişi gösterilerek, suç konusu olay izah edilip soruldu. Sanık, 'ben, burada bana göstermiş olduğunuz üç köylüyü tanımıyorum ve bu kişilerle de hiç bir zaman hiç bir yerde karşılaşmış değilim; bu üç köylünün bana baskından sonra yardım ettikleri iddianız da yalan ve uydurmadır. Ben, müsademe sırasında yaralanmış olduğum için ekmek dahi yiyemiyordum. Huzura getirilmiş olan bu üç köylü, benimle hiç bir ilişkileri olmadıkları halde, fiilsiz, sebepsiz ve haksız olarak buraya getirilmiş ve kendilerine baskı ve işkence ile gözdağı verilmek istenmiştir. Bu, faşizmin bir zulüm örneğidir ve faşistlerden halka zulmetmenin hesabı ergeç sorulacaktır' dedi»" (TKP/ML, TİKKO, TMLGB Davası Dosyası, Klasör No 3, Dosya No 4, Sıra No 13/2).

("İki Lider İki Örnek", İbrahim KAYPAKKAYA ve Doğu Perinçek'in polis ifadeleri", LE-YA Yayınevi, sf. 40-46, Ocak 1979)

Yeni Sayfa 3
Ibrahim KAYPAKKAYA
Komunist Önder Diyor ki

Ancak sahsimi ilgilendiren konular ve hakkimdaki isnatlari tasan hususlardan gayri,genclik örgütü ve calisdigim devrimci gruplar icinde baskalarini etkileyebilecek bir beyanda bulunamam.Anlatmis oldugum seyler,genclik ve icinde bulundugum devrimci gruplar saflarinda kendi calisma ve düsüncelererinle ilgili bulunmaktadir.Baskalari hakkinda beyanda bulunmayi,kisisel sorumluluk sahami asan bir hareket sayarim.Sikiyönetim ilanina kadar faaliyetlerim bunlardi.


Bu devredeki calismalarimla ilgili herhangi bir sey söylemeyecegim.Calistigimi söylememin sahsi sorumlulugum acisindan yeterli  oldugu görüsündeyim.Ben sormus oldugunuz sekilde Malatya ve Tunceli bölgelerinde faaliyetgöstermedim.Calisma alanim buralar degildi ve neresi oldugunu söylemeyi de gereksiz buluyorum; neresi olmadigini belirtmeyi yeterli görüyorum.


Benim,bahsettiginiz TIIKP adli örgütle hic bir bagintisi olmayan kisisel nitelikteki faaliyetlerim,Türkiye Komünist Partisi (Marksist-Leninist) ve Türkiye Isci Köylü Kurtulus Ordusu  saflarina katilmama kadar sürmüstür.Sonradan katildigim bu örgütlere ne zaman katildigimi hatirlamiyorum.TKP/ M-L ve ona bagli TIKKO örgütlerinin kimler tarafindan kuruldugunu ve yönetildigini bilmiyorum.Yanliz bu örgütlerin saflarina katildigimi ve onlarin illegal üyesi ve taraflisi oldugumu saklamiyorum ve bu örgütlerin üyesi olmaktan bir kivanc duyuyorum.


Kemalizm konusunda, metindeki görüşlere katılmıyorum. Kemalizm daha kurtuluş savaşının içindeyken emperyalizm ve feodalizm ile uzlaşmaya ve karşı-devrimciliği temsil etmeye başlamıştır. Halka ve komünistlere alçakça düşmanlık gütmüş ve onlardan gelen her hareketi gaddarca ezmiştir. Mao Zedung'un Yeni Demokrasi kitabında aldığı dipnotunda, Stalin de bundan bahsediyor. Ayrıca Şnurov'un kitabındaki bilgiler son derece öğreticidir. M. Kemal'in "tam bağımsızlık ilkesi" pratikte de (1938'e kadarki iktidar döneminde) görüldüğü gibi, emperyalizme teslimiyet, yarı-sömürgeciliği seve seve kabullenmesidir. M. Kemal'in Sun Yat-sen ile kıyaslanması doğru değildir. Olsa olsa Çan Kay-şek'le kıyaslanabilir.


Esasen biz komünist devrimciler,prensip olarak siyasi kanaatlerimizi ve görüslerimizi hic bir yerde gizlemeyiz.Ancak örgütsel faaliyetlerimiz örgüt icerisinde  olmayip da bize yardimci olan sahis ve gruplari aciklamayiz.Kisisel sorumlulugum  acisindan gerekeni zaten söylemis bulunuyorum.Ben buraya kadar anlattiklarimi samimiyetle inandigim Marksist-Leninist düsünce ugruna yaptim.Ve sonuctan asla pisman  degilim.Ben bu ugurda her türlü neticeyi göze alarak ve can bedeli bir mücadeleyi öngörerek calistim ve neticede yakalandim.Asla pisman degilim.Bir gün sizin elinizden kurtulursam gene ayni sekilde calisacagim.


Hareketimizin niteliğini ve nihai hedeflerini en kesin, en açık ve en doğru bir şekilde ifade eden ve pratikte de işçi sınıfının ve diğer emekçilerin bilinçlenmesine katkıda bulunan ve bizi her türden sosyalizm hainlerinden ayıran adlandırmanın TKP (M-L) olacağı açıktır.Her şeyden önce, TKP (M-L) bilimsel olarak doğrudur. Ve bizim nihai hedefimizin tam ve açık bir ifadesidir. Çünkü:


Mârkisist-Leninist hareket, bugün Türk hakim sınıflarının Kürt milletine ve azınlık milliyetlere uyguladığı milli baskıların en amansız ve en kararlı düşmanıdır; milli baskılara, diğer diller üzerindeki baskılara, milli imtiyazlara karşı en önde mücadele eder.


Kemalist Diktatörlük İşçiler; Köylüler, Şehir Küçük-Burj uvazişi, Küçük Memurlar ve Demokrat Aydınlar Üzerinde Askeri Faşist Bir Diktatörlüktür:


Önümüzde cetin ama sanli mücadele günleri var...Sinif mücadelesinin denizine bütün varligimizla atilalim.....Bu mücadelede kahraman isci sinifimiza .Özverili ve cilekes köylülerimize,Yigit gencligimize sonsuz bir güven duyalim…


Demiri de kömürüde de sökeriz aman, Bugdayi da pirinci de ekeriz aman. Fasizme icimizden kan damlayan kiliciz, Bir gün gelir kinimizi dökeriz aman...


Kaypakkaya
Parti İçi Mücadele


Sanal Bakis
Kaypakkaya’nın Pratik-Politik Marksizmi


Serbest Köse
IBRAHIM KAYPAKKAYAYI ve 18 MAYISI ANMAK YETMEZ...


Özgür Basin
Kürt gençliği Kaypakkayayı incelemelidir

Son 20 Forum Mesajı

\Mesaj İkonu Ramazan Balpetek Ölümsüzdür
Son Gönderen: derindevran Konu: Şehitlerimiz Tarih: Sep 05, 2010 Saat: 02:33:04

\Mesaj İkonu Kaypakkaya Siirleri
Son Gönderen: Demirdag Konu: Kaypakkaya Tarih: Aug 28, 2010 Saat: 19:41:28

\Mesaj İkonu Kırmızı Gül Buz İcinde
Son Gönderen: Demirdag Konu: Kaypakkaya Tarih: Aug 28, 2010 Saat: 19:40:29

\Mesaj İkonu Bir 18 Mayıs Tebessümü: İbrahim Kaypakkaya
Son Gönderen: Demirdag Konu: Kaypakkaya Tarih: Aug 28, 2010 Saat: 19:39:24

\Mesaj İkonu İbrahim Kaypakkaya: Kemalizm’den ve resmi ideolojiden kopuş
Son Gönderen: Demirdag Konu: Kaypakkaya Tarih: Aug 28, 2010 Saat: 19:33:24

\Mesaj İkonu TKP Paradigmasının İflası Ve Kaypakkaya’yı Anlamak
Son Gönderen: Demirdag Konu: Kaypakkaya Tarih: Aug 28, 2010 Saat: 19:19:55

\Mesaj İkonu Salih Fırat (Erdal Çetinkaya) Yoldaşa
Son Gönderen: karai Konu: Şehitlerimiz Tarih: Aug 18, 2010 Saat: 11:25:11

\Mesaj İkonu Sosyalist Kore'nin Dostları
Son Gönderen: babuskin Konu: Web Sitesi Tanitimları Tarih: Aug 17, 2010 Saat: 08:09:58

\Mesaj İkonu MKP/HKO 2010 gerillalari video goruntuler
Son Gönderen: 62munzur Konu: Web Sitesi Tanitimları Tarih: Aug 10, 2010 Saat: 18:52:06

\Mesaj İkonu www.ozgur-radyo.com Yayinda
Son Gönderen: Ozgur-Radyo Konu: Web Sitesi Tanitimları Tarih: Aug 06, 2010 Saat: 20:45:31

\Mesaj İkonu REDHACK Sitesi Yenilendi!
Son Gönderen: FIRTINA Konu: Web Sitesi Tanitimları Tarih: Jul 23, 2010 Saat: 16:16:24

\Mesaj İkonu İşçi-Köylü okurlarından 5 tutuklandı
Son Gönderen: 62munzur Konu: Parti Tarih: Jul 05, 2010 Saat: 11:58:58

\Mesaj İkonu Maoist militanlardan uyarı eylemi
Son Gönderen: 62munzur Konu: Parti Tarih: Jul 03, 2010 Saat: 18:45:38

\Mesaj İkonu TKP/ML TİKKO'dan Dersim'deki çatışmaya ilişkin açıklama
Son Gönderen: 62munzur Konu: Parti Tarih: Jul 02, 2010 Saat: 15:28:44

\Mesaj İkonu Tunceli'de çatisma, 2 TIKKO gerillasi öldü..
Son Gönderen: Demirdag Konu: Parti Tarih: Jul 01, 2010 Saat: 19:14:22

\Mesaj İkonu SON DAKIKA: 2 TİKKO GERiLLASI TOPRAĞA DÜŞTÜ
Son Gönderen: Demirdag Konu: Kaypakkaya Tarih: Jul 01, 2010 Saat: 19:13:16

\Mesaj İkonu Maoist gerillalar 26 polisi öldürdü
Son Gönderen: 62munzur Konu: Kaypakkaya Tarih: Jun 29, 2010 Saat: 21:10:27

\Mesaj İkonu SON DAKIKA: İSTANBUL'DA MKP/HKO OPERASYONU
Son Gönderen: 62munzur Konu: Kaypakkaya Tarih: Jun 29, 2010 Saat: 15:53:17

\Mesaj İkonu Devrimci Demokrasi&İşçi-Köylü gazetelerine toplatılma ka
Son Gönderen: 62munzur Konu: Kaypakkaya Tarih: Jun 25, 2010 Saat: 23:05:59

\Mesaj İkonu Ibrahim Kaypakkaya için emsal karar
Son Gönderen: Demirdag Konu: Kaypakkaya Tarih: Jun 23, 2010 Saat: 21:45:54


[ Kaypakkaya. Org ]
San Olsun Kaypakkaya Yoldasa!..
Yeni Sayfa 3

Kaypakkaya Kitaplari

 

Bilgisayariniza indirin

Üzerine yazilmis Kitaplar

Kitap

   

   OKU ve OKUT

Kitap

 

phpNuke Theme design by Ethaidesign.com